Cumhuriyet kuşağının temsilcileri engel tanımıyor

Sert bakışlarıyla ufka bir göz gezdirdikten sonra kaptan köşküne çıktılar. Bandırma vapurunda hemen herkesi deniz tutmuştu, oysa Mustafa Kemal dipdiriydi ve çok sağlıklıydı. Kıyı bir ana baba günü halini aldı. Gemimiz demir atınca coşkun gösteriler yükseldi. Hemen ardından geminin etrafını kayıklar aldı. Halkın bu coşkun gösterisini görünce boğazıma bir şey tıkandı, gözlerim yaşardı. Vapur 19 Mayıs sabahı Samsun Limanına yanaştı. Kemal Paşa ve arkadaşları Samsun'da sevinç gösterileri ile karşılandı.
16 Mayıs günü İstanbul'dan Anadoluyu kurtarmak üzere Bandırma Vapuru'na binen ve Samsun’a ulaştığı 19 Mayıs günü için bir söyleşi sırasında : «Ben 19 Mayıs'ta doğdum» diyen Mustafa Kemal Atatürk’ ün bu yolculuğunu, General Hikmet Gerçekçi yukarıdaki cümlelerle anlatmıştı.

Ulusal Kurtuluş Savaşımızın başlangıcı olarak kabul edilen 19 Mayıs günü, uzun yıllar Gençlik ve Spor bayramı olarak kutlanırken, 1981 yılından başlayarak «Atatürk'ü Anma Günü» olarak da kutlanmaya başlandı.

Her yıl düzenlenen tören ve etkinliklerle coşkulu biçimde kutlanan 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor bayramına son yıllarda ne yazık ki gereken değer verilmiyor. Cumhuriyet rejimi ile sorunu olan ve uzun zamandır ülke yönetimini elinde tutan siyasi irade, öngördüğü yönetim biçimini halkımıza dayatma senaryosunun bir parçası olarak ulusal günlerimizi ve kahramanlarımızı gözden düşürmeye çalışıyor. Buna bağlı olarak her yıl çeşitli bahanelerle kutlama törenlerini engelleme gayreti içine giriyorlar.

Kurtuluş savaşımızı başlatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarına karşı girişilen gözden düşürme gayretlerine karşın, cumhuriyet aşığı kuşağın temsilcileri, tüm engellemelere rağmen, 19 Mayıs gününü anlamına uygun coşkulu biçimde kutlayarak laik ve demokrat Türkiye özleminden asla vazgeçmeyecekleri mesajını veriyorlar.

İnancım odur ki, Cumhuriyete bağlı halkımız, aslında rejimle olan sorununu gizleyerek çeşitli bahanelerle bayramlarımızın kutlanmasını engelleyen siyasi iradeye en kısa zamanda dersini vererek, ulusal bayramlarımızın eski yıllarda olduğu gibi coşkulu günlerine dönmesinin yolunu açacaktır.

Celal Özgüroğlu